Sehid.com Anasayfa Sehit Arsivi, PKK, HPG Sehitleri Sehit Listesi Sehit Biyografi Ekle Gerilla Akibet Sorgulama Sehit Resimleri Sehit Resimi ekle Sehid.com Iletisim Sehid.com Üye Girisi
Hasan AĞAÇ
 
Hasan AĞAÇ Adı Soyadı: Hasan AĞAÇ
Kod Adı: Salih Çavgun
Baba Adı: İsmail
Ana Adı: Eyno
Doğum yeri ve tarihi: Hilvan, 1965
Katılım yeri ve tarihi: 1992
Şehadet yeri ve tarihi: Hewlêr, 21.05.1997
Görevi: Hewler Sorumlusu – Devrimci Gap Eyaleti Koordinatörü




Yaşam bir vahaydı
Güçlü olan için bir adım uzakta
Güçsüz olan için ise ulaşılmazdı
Güçlü olan bir adım ileri atmış
Kurşunlanmıştı belki de
Güçsüz olan ise,
debelenip durdu yerinde
Çirkince yaşıyordu,
Toz toprak içinde...

"Kanımız Hewler'in bütün duvarlarını kızıla boyamadıkça,
bütün caddelerden oluk oluk
akmadıkça ulusal birlik sağlanamaz."

Hasan Agac arkadasin renklendirilmis fotografiYıldızların parlaklığını en çok yaşayan verimliliği ile neolitik zamandan beri yaşamın hiç bitmediği ve insanların başlangıç olarak başladığı topraklarda tarih sevince, acıya, köleliğe, egemenliğe, insanlık önderlerine gebe olmuştu bu topraklar.
İlk yaşamı canlandıran, hayvanları evcilleştiren kanunlarla yaşamayı öğrenen, uygarlığın beşiği olan Mezopotamya topraklarından geliyordu ve O güneşin asi çocuğuydu. Binyılların yıpranmışlığına, sessizliğine inat geleceğin temellerini, yıkılan mekanda yeniden inşa etmeye, çağdaş İbrahim'i öğrenerek geliyordu.

Direnme gücünü göstermeye karar veren Salih yoldaş ortaokul öğrenimi sırasında PKK'nin '78'lerde işbirlikçi çete anlayışına karşı geliştirdiği silahlı mücadelede söylediklerini, duygularını, bilincini hayata geçirme imkanını bulmuştu. Salih yoldaş bir yandan öğrenim görüyor, bir yandan hain güçlere karşı Hilvan-Siverek direnişinde yer alarak mücadele ediyordu. Yaşamın ne olduğunu, nasıl yaşanılması gerektiğini öğrenerek, adım adım tecrübeler kazanarak ilerliyordu. Güzellikleri, çirkinlikleri ayırt edebiliyordu. Hilvan-Siverek direnişi O'nu çok derinden etkilemişti. Gerçeğin özünü bu direnişte yakalayabilmişti. Bu direnişin Kürt insanı için ne anlama geldiğini kavrayabiliyordu. Amaca kilitlenmesi ve inancı daha da çelikleşiyordu. Direniş büyüdükçe silikliğe, ezilmişliğe, zulme, hainliğe darbeler iniyordu. Direnişte ağabeyi Mehmet Ağaç (Ahmet) yoldaşın şehadeti Salih yoldaşın hırsını, inancını, öfkesini, mücadeleye olan bağlılığını ve kararlığını daha da güçlendirmişti. Ama darbeler vururken bedeller vermenin gerektiğini de çok iyi biliyordu. Aslında yaşam bitmemişti, aksine canlılık çoğalmış insanların yüreklerindeki yaşam atışları, nasıl yürümesi gerektiğini öğretmişti. Salih yoldaş Ahmet yoldaşa bağlılığını burada ispatlamalıydı ve öyle yaptı. Her şeyden önce O'nun kardeşi değil yoldaşı idi, O'nun kutsal duygularını paylaşmış ve bayrağını taşıma şimdi kendisine kalmıştı.

Ulusal kurtuluş mücadelesinde boğulmaya giden hain güçler ve TC devleti saldırı aşamasında idi. Şöyle diyorlardı, "72 saatte klasik Kürt isyanını bitireceğiz." Ama yanılmışlardı. Çünkü Kürt eski Kürt değildi. Klasik değil çağdaşlaşmaya doğru yürüyordu. Salih yoldaş da bu direniş mücadelesinden belli ölçüler almış ve aktif katılım sağlamıştı. Yüreği artık sadece Hilvan değil, tüm dünya insanlığına açıktı. Faşist cunta tüm vahşeti ile halka ve direnişçilerine yönelmiş, farkında olmadan kendi sonunu getirmede ilk adımını atmıştı. Bu saldırılarla beraber binlerce insan tutuklanıyor birçoğu katlediliyordu. İnançlarını, direnişlerini kırmak için toplumun yapı taşı olan ailelere saldırıyor ve dağıtıyordu. 12 Eylül'ün bu vahşi ve barbar saldırılarından sonra Salih yoldaş tek başına Türk metropollerine gidip yaşam mücadelesi verirken aynı zamanda İzmir Bornova Lisesi'nde öğrenimini devam ettirmektedir. Faşist rejim başarılı olamamıştı. Çünkü ileride görülecekti ki, Salih yoldaş ve ailesinin bütün fertleri ifadesini ve yaşamlarını PKK mücadelesinde bulacaklardı.

İzmir'de okuduğu bölgede aynı zamanda parti çalışmalarına devam edip mücadele için örgütlenme faaliyetlerini yürütmektedir.

Tarih sayfalarının kirlenmişliğini temizleme mücadelesi ve devraldığı mücadelenin bayrağını yüceltmenin duyguları artık bilince dönüşüyordu. Salih yoldaş Türk metropollerinde yabancılık çekmişti. Çünkü O her şeyden önce güneşin ülkesi Mezopotamya topraklarına aitti. Özlemle yüreğinde büyütmüştü vatan sevgisini ve artık bir ırmak gibi sel olup akmak, önündeki engelleri birer birer güçlüce aşmak istiyordu. Bu umutlarını, özlemlerini, hayallerini hayata geçirmek için hedefini belirleyerek Urfa'ya yöneldi. Güzel Urfa, peygamberlerin diyarı, inanç sahiplerinin doğduğu yer, insanlığın doğuşunu öldürmek isteyen cenneti cehenneme çeviren firavunlara karşı günümüzün İsmail ve İbrahimlerinin doğuşuna analık eden kutsallığın ve lanetliliğin topraklarına tekrar geri gelmişti. Dönüşü muhteşem olan Salih yoldaş Urfa ve Mardin alanlarında siyasi çalışmalar içerisinde yer alarak HEP partisinden Urfa milletvekilliğine aday oldu. Halkın büyük desteğini aldığı halde '91 yılında yapılan seçimlerde aldığı oy oranına rağmen oligarşik rejim ve O'nun uşaklığını yapan çeteci hain güçler, Salih yoldaşın milletvekilliğine seçilmesini büyük hilekarlıklar ve oyunlar yaparak engel oldular.

Bu seçimden sonra '92 yılında partinin çağrısı üzerine ulusal meclis çalışmasına katılmak üzere Önderlik Sahası'na gitti. Ve Salih yoldaş için beklenen umutlar, hayaller artık gerçekleşmişti. Çünkü O, artık hep rüyalarında düşlediği büyük insanı Ulusal Önder Başkan Apo'yu görüyordu. Önderliğin yanı başında büyük insanı inceliyor, anlamak için büyük çaba gösteriyordu. Tarih boyunca insanlar cennetten bahsederlerdi. Gerçekten bu cennet neydi? İnsanların huzura kavuştuğu güzel cennet neredeydi? İşte Salih yoldaş bu cennetin ta kendisinde yaşıyordu. İnsanlığın gerçek özünü, amacını öğrenmekten ve onu iliklerine kadar yaşamaktan başka güzel, anlamlı bir şey var mıydı? İnsanlık kalbinin attığı yerde büyük insan Başkan Apo'nun yanında olmak bir çocuk gibi sevindirmiş, ama bir asker gibi sevdasına bağlılığını da kuvvetlendirmişti. Büyük insan Başkan Apo'nun yanında tarifi olanaksız duygularla tüm manevi değerlere verdiği sözün ağırlığının bilincinde olup ezilmeyecek kararlılıkla gerilla saflarına katılım sağladı.

Gerilla yaşamına çok kısa bir sürede katılım sağlayan Salih yoldaş, Önderlik'ten aldığı bilinçlenme ve yoğunlaşma temelinde kısa bir süre zarfında GAP Eyalet Koordinatörlüğü görevini üstlendi. Eyalete gelmeden önce '93 baharında bir kardeşi daha Ahmet Ağaç (Şükrü) faşist güçlerin saldırısı sonucu Viranşehir ovasında gerilla saflarında kahramanca direnerek şehit düşmüştü.

Gerilla mücadelesi içerisinde bir komutan olarak nasıl hareket edeceğini, doğru tutumun ne olduğunu çok iyi bilen, sorunlara karşı nasıl davranacağını en ince detaylarına kadar çözebilen, görevlerinin bilincinde olan ve çevresindeki yoldaşları eğiten bir duruşa sahipti. Karar verme gücü ve görevlerdeki başarısı daima örnekti. Her zaman şunu söylüyordu yoldaşlarına; "Başarıyı kendimize umut ettik ve diledik. Bunun için mutlaka başarmalıyız." Pratiğinde de daima bu sözüne bağlı kalmış, istikrarlı ve geleceğe olan inanç ve kararlıkla yürümüştü. Önderliğe verdiği sözü çiğnemeyerek daima PKK'nin devrimci militan ve fedai ruhuna, cesaretine sahip bir kişilikti. Bunun için hep sözünü tekrarlıyordu; "Sözü çiğneyenlere lanet olsun, lanet olsun." Salih yoldaş aynı zamanda tarihin tanığıydı. Çünkü O, yüzyılların baskısını, zulmünü ihanetini yaşayan canlı bir tanıktı bu ülkede.

Kürdün yaşadığı kördüğümü çok derin yaşam tecrübelerine dayanarak çözebiliyordu. Yoldaşları arasında her zaman sevilen, saygı duyulan her şart altında, her türlü zorluğu göze alabilen, bıkmadan, usanmadan çalışan, her zaman büyük moral kaynağı olmuştur. Düşmana karşı direnmenin nasıl olacağını iyi bilen ani karar verip hareket edebilen cesur ve bağlılığını yaşamıyla PKK mücadelesine adayan bir kişiliğe sahipti.

1995 yılında PKK V. Kongresi'ne katılarak Güney Kürdistan'da çeşitli alanlarda görevler ve çalışmalar içerisinde yerini aldı. Bu dönemlerde Hewlêr'de yönetim düzeyinde çalışmalarda aktif düzeyde yer alarak görevini sürdürdü

Tarih 21 Mayıs 1997.

İşbirlikçi hain çete güçlerden KDP, Türk oligarşik faşist rejimiyle yaptığı anlaşma sonucunda yine kendini pazarlayarak satmıştı. O kadar vahşi ve haince Med İmparatorluğu'na ihanet eden ve kendi ulusunun kanı ile beslenen Harpagos kültürünü yine horlatarak kendine özgü zihniyeti ile kendi yaşamlarını halkların özgürlüğünden başka bir şeye layık görmeyip, kendini feda eden kahramanların savunmasızlığını fırsat bilerek, bırakalım aynı ırktan olmayı, insanlığın hiçbir değer yargısına, ahlakına, insancıl özelliklerine uymayan bir vahşetle Hewlêr şehrinde yoldaşlarımız tedavi oldukları hastanede yaralı, sakat, savunmasız demeden bütün savaş kanunlarını çiğneyerek PKK'nin temel direklerinden biri olan gerillaları katletmişlerdi. Salih yoldaş bu katliamdan sonra gerçekleştirilen intikam eyleminde, Karkeran mahallesinde KDP güçlerini kuşatmasında kalmış ve burada gerçekleştirdiği görkemli bir direnişle şehitler kervanına katılmıştı. KDP bu darbeyi partimize haince, alçakça vurmuştu, ama yanılmıştı. Hewlêr'de yaşam daha da dirilmiş ve şehitleriyle daha güçlü bir yürüyüşe başlamıştı. Belki yoldaşlarımız toprağı kutsadılar ve fiziken bizden ayrıldılar, ama KDP bunu çok iyi bilmeli ki kendi mezarlarını kendileri kazdılar. Şunu çok iyi anladılar ve gördüler ki, PKK militanları savunmasız da olsalar Mazlum, Xeyri, Kemallerden öğrendikleri direniş geleneğine sonuna kadar bağlı kalırlar. Ölüm de olsa davaya bağlılık, kendini satmak değil, kahramanca savaşmaktır.

Bundan dolayı partimiz PKK VI. Kongre'sinde direnişin sembolü olarak Salih yoldaşı onurlandırmıştır.

Anısı mücadelemize önder olacaktır.

Yazar: Turcel Mancel e-Posta: Okuma: 8508 Ekleme: 28.06.2006 Yazdir Yazdir
 
[ Geri Dön | Bölgeler ]
Sehiden Agirî Sehiden Akrê Sehiden Amed Sehiden Amediyê Sehiden Ardaxan Sehiden Bedlîs Sehiden Bokan Sehiden Çolemêrg Sehiden Çewlik Sehiden Dêrik Sehiden Dêrsîm Sehiden Dihok Sehiden Dîlok Sehiden Dirbêsî Sehiden Efrîn Sehiden Erzingan Sehiden Erzirom Sehiden Êlih Sehiden Hewlêr Sehiden Kerkuk Sehiden Kirmansah Sehiden Kobanî Sehiden Mahabad Sehiden Meletî Sehiden Meres Sehiden Mêrdîn Sehiden Merîwan Sehiden Mûsil Sehiden Mûs Sehiden Îdir Sehiden Pîransar Sehiden Qamislo Sehiden Qers Sehiden Riha Sehiden Semsûr Sehiden Serdest Sehiden Serêkanî Sehiden Seqez Sehiden Sêrt Sehiden Sêwas Sehiden Silêmanî Sehiden Sine Sehiden Tirbesipî Sehiden Sirnex Sehiden Sîno Sehiden Wan Sehiden Xaneqîn Sehiden Zaxo Sehiden Xarpût Sehiden Ûrmiye Sehiden Kerkûk Sehiden Tirkiye Sehiden Ewropa Sehiden Qafqasya Agri Sehitleri, Diyarbakir Sehitleri, Aradahan Sehitleri, Bitlis Sehitleri, Dersim Sehitleri, Erzincan Sehitleri, Erzurum Sehitleri, Batman Sehitleri, Siirt Sehitleri, Urfa Sehitleri, Sirnak Sehitleri, SIvas Sehitleri, Adiyaman Sehitleri, Adana Sehitleri, Antep Sehitleri, Malatya Sehitleri, MArdin Sehitleri, Hakkari Sehitleri, Semdinli Sehitleri, Harput Sehitleri, Kandil Sehitleri, Gabar Sehitleri, Bagok Sehitleri, Kendal Sehitleri, Cudi Sehitleri
Serok Ziyaret Defteri Üye Paneli Özel Mesajlar S.S.S. Arama
 
Kürt Siteler BirligiHaber RSS Site Patikasi - Kisayol Site Map Partnerler Anti Spam
AntiSpam | Bilgileriniz | Iletisim | Google | O.M | Oner | SiteHaritasi | SiteMap |
eXTReMe Tracker
Sayfa Yükleme: 0.021 san.. ve 6 SQL Sorgulama 0.001 san..